Yazmaya süresiz ara vermiştim bundan çok da uzun olmayan bir süre önce.Geçmişe
bir bakış fırlatıp durunca gördüm yine kelimelerin arasında kaybolmak en güzeli.Bahsim
ben,sen ,o değil..biz hiç değil.Öyle ya insan yoktan var edemez, kalkıp 3 bardak kahve içmek en güzeli,onu da
yazımın bitimine saklıyorum.
Telefonumdan ciddi ciddi kurtulmak istiyorum, her 5 dakikada
bir bakmaktan sıkıldım,refleks halini aldı sanırım ama hiç hoşuma
gitmiyor.Süslü cümlelerden, bu da geçer'lerden, sıkma canını'lardan, daha
gençsin'lerden bıkalı çok uzun zaman oldu ama her söylendiğinde kendimi tekrar
ediyorum hüznüm başa sarıyor gibi...İnsanlardan kaçıp daralan ruhumu kilometrelerce
genişletmek istiyorum, Dünya'mın nefes almaya ihtiyacı var, nefes aldıkça
renklerim canlanacak çünkü biliyorum.Çok soldum, çok soldurdum .İnsanın
emeğinin karşılığını alamamasının karşılığı var mı ? Bugüne kadar 10 tane papağan alıp yetiştirseydim şu
yaptığım saçmalığın yerine belki daha iyi bir iş yapmış olurdum kimbilir...( tamam
espriye de son,bu ara olmuyor zaten... )
Dün karar verdim, bugün bozdum...Yarın yine verip öbür gün
tekrar olacak bu.Hangimiz farklıyız ki? Sıfatımın üzerine yüklüyorum bütün
suçu,yine yeniden." hayırlısı olsun" larımın bir sonu geldiğinde oldu işte hayırlısı diyebilecek
miyim merak ediyorum.İnsan kaderinden kaçamazmış , savaşmaya cesaretim
var,belki bozulur bütün bu kurallar diye... hala dua ediyorum. Farkındalığım sonsuzluğa dair, haketmeyen huzuru bulamazmış, haketmedim mi acaba, haketmedik mi
acaba...
Gidiyorum, kahvemi elime alıp onunla sarhoş olmayı denemeyi
denemek istiyorum, son bir söz çarptı gözüme bakın;
"Ben bir kalp ağrısıyım senin göğüs kafesinde, ağrısını hiç bir zaman hissettirmeyecek olan"
varsa eğer, sevgiyle kalın (:
varsa eğer, sevgiyle kalın (:

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder