4 Haziran 2012 Pazartesi

kısa kısa


  Yazmaya süresiz ara vermiştim  bundan çok da uzun olmayan bir süre önce.Geçmişe bir bakış fırlatıp durunca gördüm yine kelimelerin arasında kaybolmak en güzeli.Bahsim ben,sen ,o değil..biz hiç değil.Öyle ya insan yoktan var edemez,  kalkıp 3 bardak kahve içmek en güzeli,onu da yazımın bitimine saklıyorum.

  Telefonumdan ciddi ciddi kurtulmak istiyorum, her 5 dakikada bir bakmaktan sıkıldım,refleks halini aldı sanırım ama hiç hoşuma gitmiyor.Süslü cümlelerden, bu da geçer'lerden, sıkma canını'lardan, daha gençsin'lerden bıkalı çok uzun zaman oldu ama her söylendiğinde kendimi tekrar ediyorum hüznüm başa sarıyor gibi...İnsanlardan kaçıp daralan ruhumu kilometrelerce genişletmek istiyorum, Dünya'mın nefes almaya ihtiyacı var, nefes aldıkça renklerim canlanacak çünkü biliyorum.Çok soldum, çok soldurdum .İnsanın emeğinin karşılığını alamamasının karşılığı var mı ? Bugüne kadar  10 tane papağan alıp yetiştirseydim şu yaptığım saçmalığın yerine belki daha iyi bir iş yapmış olurdum kimbilir...( tamam espriye de son,bu ara olmuyor zaten... )

  Dün karar verdim, bugün bozdum...Yarın yine verip öbür gün tekrar olacak bu.Hangimiz farklıyız ki? Sıfatımın üzerine yüklüyorum bütün suçu,yine yeniden." hayırlısı olsun" larımın bir sonu  geldiğinde oldu işte hayırlısı diyebilecek miyim merak ediyorum.İnsan kaderinden kaçamazmış , savaşmaya cesaretim var,belki bozulur bütün bu kurallar diye... hala dua ediyorum. Farkındalığım  sonsuzluğa dair, haketmeyen huzuru  bulamazmış, haketmedim mi acaba, haketmedik mi acaba...

Gidiyorum, kahvemi elime alıp onunla sarhoş olmayı denemeyi denemek istiyorum, son bir söz çarptı gözüme bakın;
"Ben bir kalp ağrısıyım senin göğüs kafesinde, ağrısını hiç bir zaman hissettirmeyecek olan"

varsa eğer, sevgiyle kalın (:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder