Bugün yazımı cam kenarından yazıyorum.Üzerimde aptal bi mutluluk var çünkü,e doğal olarak da ışık almak istedim,bitki misali….Ne alaka demeyin insan karamsarken gün ışığı görmek istemiyor.
Dışarıda hava mükemmel.Bolu'da kışın görebileceğiniz en güzel günlerden biri.Ben de kendimde görebileceğim en güzel günlerden birindeyim.Sabah yan komşunun 3 yaşındaki kızının sesiyle uyandım.yarım yamalak sürekli ''baybay baba baybay baba'' diyodu ve bu benim hayatım boyunca duyduğum en güzel kelimelerdi.Abartmıyorum,gerçekten (: Öyle hoş bir ses tonu var ki,insanın onunla sevgi yumağı olası geliyo,annesiyle babasından hiç haz etmesem de...Bi gün kapılarını tıklatıp "hanım abla senin sesin kaç desibel allasen"diye sormak istiyorum,hatta bunun için deliriyorum,sonra da onunla kavga etmek istiyorum,saçını başını yolayım mümkünse ( bet sesi yüzünden ders çalışılmıyo da…)İkisi de şiddetli geçimsiz ve ben o küçük kızın gelecekte onlar gibi terör estirmesini istemiyorum,asla,katha,zinhaaar istemiyorum kardeşim ! Ben istemiyorum ama olacak olan olur hernasılsa,insan ailesinde ne görürse ona benzer yaşar.Bişey duymuştum erkek çocukları % 70 babalarını örnek alırlar ve her ne kadar istemeseler de kendi çocuklarına onlar gibi davranırlar diye…Ne kadar doğru bilmem yorum sizin;oran o kadar yüksek olmasa da bence doğruluk payı var.İnsan kendine önce anne-babasını örnek alır doğal olarak,ben de öyeyim işte - annesine hayran biri- onu anlatmaya kalem de yetmez kağıt da (:
Mutluluk dedim de pek devamı gelmedi,araya komşu kızı girince…Dikkatimi çekti de çoğumuz bazen mutlu olmayı çok indirgiriyoruz,tekilleştiriyoruz,bir şahısa bağlıyoruz,halbuki o kadar çok sebep var ki mutlu,neşeli olmak için.Bir çocuk,ona ilgi gösteren herkese gülümser mesela ,kendimize neden sadece büyükleri örnek alacağımıza çocukları da almayız?,yaptıkları harekeler saçma olduğu için mi? höyttt! Böyle düşünmek aslında saçma.Geçenlerde bizim sokakta top oynayan çocuklara denk geldim.Sokağın başında ben görününce özle abla gel topa sen vur dedi içlerinden birisi.Hopppsttt ! bi dona kaldım önce,ya biri görürse,ne derrr?? koskoca eşşek kadar kız çocuklarla top oynuyo,olacak şey mi? Bide bunun dedikoduya taşınmış boyutu var,o da şöyle: kocaman üniversiteli kız mahallede küçücük çocuklarla maç yapiyiiiii-ben bazen içimden 'Salla yaaa n'olcak 'derim ve yapmak istediğimi yaparım,nitekim yine öyle dedim ve topa bitane vurdum (Benden futbolcu olmazmış,seyirci pozisyonunda kalmak en güzeliymiş :D ) .Ben topa vurduktan sonra top nereye gitti bilmiyorum ama çocukların kahkahalrını ve kendi attığım kahkahayı asla unutmuyorum. ortada tek bişey vardı;o da hepimiz mutluyduk ve çocuktuk.22 yaşımı kaldırıma bırakmıştım 2+2 sini takınmıştım ve mutluydum (: önemli olan da bu değil midir zaten? kendinizi iyi hissetmek…bazen pamuk şekerle,bazen yarı patlamş bi topla,bazen anne yemeğiyle,bazen eşle dostla (tmm kestim listemi yahu =D sakin olun).bir kişiden,bir olaydan değil;herkesle ve herşeyle mutlu olmak...ha bi de benim ufacık bi sırrım var,dua ederken kendimi çok huzurlu hissederim,bazen de ağlarken…öyle surat buruşturmayın hemen ağlamak en etkili yol bazen,içte o biriken baca kurumuna benzettiğim sıkıntıları atmak için.Her damla yaşta biraz daha rahatladığını hisseder insan…
Çok mu konuştum ne?,bu arada ne farkettim biliyor musunuz,çalışma masamın üzerinde her türlü şey var :D aman ne MUTLU (değil tabi).temizlik şart….yani siz hiç diş macunuyla gofret ve telefonu iç içe gördünüz mü? bunlar beni protesto için kimyasal faaliyete geçmeden,ben de elimden geleni yapayım.Kınamayın başınıza gelir artı ben vize haftasındayım ! ( bahane sayılır ama şimdi)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder