"Oğlum sen
manyak mısın? neden doğru dürüst yürümüyosun,niye arkana önüne bakmıyosun?
bak
yine çamur içinde kaldın !"
-niyesimi var o daha çocuk,ondandır hanım abla….
Yine mecburiyet'i (Bolu'nun merkezinde bir cadde) arşınlarken
umarsızca,ön tarafta yürüyen 30'lu yaşlarda bir bayan ve elinde çantası gibi
taşıdığı çocuğunun arasında geçenlere istemeden de olsa şahit oldum işte.Herşey
bir yana gerçekten sinir katsayım stratosferlere kadar çıktı.Kardeşimm! çocuğa
hakaret edilmez sokak ortasında,çocuğa terbiye de sokakta verilmez (bunu babam da söyler hep),bir davranış
da sokakta öğretilmez.Ben bir anne değilim ama az çok fikrim var bu
konuda.Sıkça karşılaştığım bir durumdur …Güzel,değerli anelerimiz de hata
yapabilir insanız sonuçta ama çok belli birtakım bilinenleri uygulamamakta
neden ısrarcı olurlar anlamam.Bir bebek,daha anne karnındayken ona
hissettirilen herşeyi anlar ve tepki verir.Hal böyleyken 4-5 yaşlarındaki
çocuğun tepkisiz kalacağını düşünmek aptallık olur.Doğal olarak çocukcağızın
yüzü de kızardı ve yolun ortasına hiç düşünmeden oturdu.Kimbilir,ben de olsam
belki aynı şeyi yapardım.katlanmış tepki…Sen beni rezil edersen,ben daha çok
ederim mantığı.Durun daha bitmedi,ayağa kalkar kalkmaz gelen o bilmem kaç
şiddetindeki tokat da yaşananların kdv'si gibiydi…acımadım da üzüldüm.Anlayamadıklarımızı anlatamayız,
çok normal ve öğrenmeden hareket etmelerini bekliyoruz bazen insanlardan,daha ziyade çocuklardan.
Genetiği
değiştirilen organizmalar sadece hayvan
ve bitkiyle sınırlı kalmadı sayın okuyucular,insanları
da başka bir yönden etkisi altına aldı,hazır yeri gelmişken yada ısrarla
bunu söylemek isterken ben devam edeyim;
çocuklarına 7/24 danone yediren anneler vardır ya bilirsiniz,üşengeçlikten
kalkıp bir tas tarhana çorbası yapamazlar,sonra da bütün bir ömür çocukları
zeki olacak diye beklerler.İşte buyurun efendim bütün bu saçmalıkların doğduğu
yerlerden biri de bu,çok açık ve net söyledim,bitti (: siz
anlayamazsanız,ANLATAMAZSINIZ!
Daha hızlı adımlarla devam ettim, bir tane piyango bileti
almaktı niyetim (hiçbirşey çıkmadı ama,gerçekten çıkmasını da istemiyorum,bilet
almaktaki amacımı da hala anlayabilmiş değilim).Lise talebesiydi tahminimce
tezgahta duran çocuk bir tane aldım bilet ama bütün o tezgahı satın alacak
kadar param olsaydı keşke dedim bir an.Çıkması umuduyla değil,tezgahın
başındaki çocuk daha fazla üşümesin diye.Çünkü Bolu'yu bilen bilir,akşam ayazı
üşütmekten beter eder dondurur insanı,soğuğu bütün hücrelerinizle hissedersiniz.Ben
nasıl bir işe sahip biri olurum gelecekte bilmem,elbette bir hayalim birkaç da planım
var ama hayat ne gösterir ki..? O an daha güçlü olmam gerektiğini bir kez
daha anladım ve hep o dayanamadığım sahnelerden birine daha şahit oldum.Aslında
o çok ünlü videodaki çoban çocuk haklı! nasıl diyordu : "Lanet olsun bu
hayata" (: söyleyince rahatlıyor insan,deneyin.Neden kimse hak ettiği yerde değil ? mutlaka mantıklı bir açıklaması vardır,bilimsellik aramıyorum bu sorunun cevabında tamamiyle,sahip olduğunuz inancı da hesaba katarak birşeyler bulmaya çalışın. Ben de deniyorum ama...deniyorum işte.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder